|
|
|
Çocuk :
Aileler isterlerse yeni doğan bebekleri doğumdan sonra işitme
testine tabi tutabilir. KBB doktorlarından odyolojik teste tabi
tutmak istediklerini belirtebilirler. Her hangi bir nedenden
dolayı doğumdan önce veya doğumdan sonra varsa kayıplar önceden
belirlenmiş olur ve ona göre çare aranır. Hiç unutulmamalıdır ki
zamanında çare arandığında sorunun çözümü daha kolay olur.
İşitme kaybı tespit edildiğinde kulağın anatomik yapısına göre
en kısa zamanda işitme cihazını takarak zeka gelişim sürecini
yaşıtlarıyla orantılı tamamlar, konuşur, okula gider topluma
aktif olarak katılabilir. Bu işlemin en geç 9-15 ay arasında
gerçekleşmesi gerekiyor.
İşitme kaybı olup ta 3 yaşına kadar işitme cihazı kullanmayan
çocukların yaşıtlarıyla aynı zekaya sahip olmaları mümkün
değildir. 3 yıl ses ile tanışmayan çocukların hem öğrenme
kabiliyetleri yaşıtlarına göre düşük olur hem de kelimeleri düz
telaffuz etme sözcükleri düzgün kullanmaları belirli bir zaman
alır.
Çocukların mutlaka özel eğitime tabi tutulmaları ailelerinde
özel ilgi göstermeleri gerekir.
İletişimin gelişmesi :
Algılama merkezi koklear kulağın en hassas organıdır. Koklear
gebeliğin 20. haftasında algılamaya hazır konumdadır. Bu
demektir ki, bebek doğmadan annesinin, babasının aile efradının
çevre seslerine alışır. Yapılan araştırmalarda bebek müzik
sesini dinleyerek sakinleşir. Doğumdan sonra bebek alıştığı
ortamda kendini bulmakta giderek algılama gelişir ve olgunlaşır.
Bir bebeğin koklearı yetişkinlerin koklearı gibi çalışmakta ve
ayni kabiliyete sahiptir. Yalnız tek fark bebeğin eğitime ve
öğrenmeye ihtiyacı vardır. Öğrenme kabiliyetinin gelişmesi için
toplumsal iletişime ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır.
Çocuğun dil gelişimi :
Yaşıtlarına göre kelime söyleyemiyorsa sözcüklerde sıkıntı
çekiyorsa veya çevre seslerine ilgisiz kalıyorsa işitmede sorunu
olabilir.
Ortalama konuşma süreci :
9. ayda baba, anne, evet, hayır
10 .ayda tek heceli kelimeleri telaffuz etmeye başlaması
12 .ayda bir çok kelimeyi söyler
18.ayda basit cümleleri anlar, kısa cümleleri telaffuz
eder (20-50 Kelime)
24.ayda en az 150 kelime telaffuz eder. Cümlelerin çoğunu
anlar.
3-5 yaş : Kendi dileklerini iletmeye çalışır. Soru sorar
cevap bekler. Kelime hazinesi 1000-2000 kelime civarındadır.
Konuşması ve telaffuzu nettir.
Bu normal sürecin dışında oluşabilecek durumlarda çocuğu KBB
doktoruna göstererek bilgi almak gerekir. |
|
|
Yetişkin :
Sonradan kaybı olanlarla doğuştan kaybı
olanların durumları farklıdır.
Yetişkinler 3 kategoride incelenebilir.
1- 4-5 yaşından önce işitme kaybı
yaşayanlar
2- 4-5 yaşından sonra işitme kaybı
yaşayanlar
3- Yaşlanmadan dolayı işitme kaybı
yaşayanlar
1- 4 yaşından önce işitme kaybı olanlar :
Konuşmaya alışmadıklarından konuşma için ciddi
emek sarf ederek, eğitim alarak konuşma
sorunlarını önemli bir şekilde çözebilirler.
Onların öğrenme durumu bebek kategorisine girer.
Çocuk gibi eğitime tabi tutulmalı kelime ve
sözcükleri öğrenmeli düzgün konuşmak için çaba
sarf etmelidir.Sinirsel tip işitme kaybına sahip
olanlar dudak konuşmalarına ağırlık vermeli,
sürekli konuşma alıştırması yapmalı, radyo
dinlemeli ve televizyon seyretmelidir.
2- 4-5 yaşından sonra işitme kayba sahip
olanlar :
Kelimeleri, cümleleri ve isimleri öğrendikten
sonra herhangi bir nedenden dolayı işitme
kaybına sahip olanlar bildiklerini unutmamaları
için hiç zaman kayıp etmeden uygun olan işitme
cihazını kullanmalıdır. Kullanmadıkları takdirde
gün geçtikçe zekaları zayıflar bildiklerini
unuturlar. Ayrıca işitme cihazı kullanmadıkları
takdirde konuşma bozukluğu ve asabileşme başlar
bunun uzun sürmesi halinde psikolojik
bozukluklar ve depresyon sorunu yaşarlar.
Her hangi bir nedenden dolayı tek kulakta işitme
sorunu yaşayanların mutlaka duymadıklara kulağa
işitme cihazı taktırmaları gerekir. Neden ise
günlük yaşamımızda tek kulağın fonksiyonel
olarak yetmemesidir. (detaylı bilgi için çift
taraflı cihaz kullanmanın faydaları. Bölümüne
bakınız.)
3- Yaşlanmadan dolayı işitme sorunu
yaşayanlar :
Uzun süreli bir kayıp olarak tanımlanabilir.
Kişinin kaybı birkaç yıla yayılabilir.Gün
geçtikçe işitme ve algılama sorunu artar,
beraberinde agresifleşme ve konuşma bozukluğu
başlar. Tıbbi olarak tedavisi olmayan bu
hastalığın tek çaresi işitme cihazı kullanarak
işitme kaybını yavaşlatmak, konuşma bozukluğunu
engellemektir. Genelde sinirsel tip işitme kaybı
oluştuğunda algılama sorunu tamamen çözülmemekle
birlikte cihaz kullandıklarında insanlarla
diyaloğu kopmamakta izole edilmekten kurtulup
rahat bir şekilde yaşantılarını sürdürebilirler.
Uzun zaman cihaz kullanmayanlarda ciddi
psikolojik sorunlar çıkabilmektedir. Neden ise
hayattan ve insanlardan kopuk yaşamaları aktif
yaşamdan çevreden uzak kalmaları toplumdan
kaçmaları ’yanlış cevap verebilirim veya yanlış
anlarım’ korkusundan yalnız yaşama arzusu
tamamen hayattan uzaklaştırmaktadır.
Bu ise aile içinde ciddi sorunlara yol açmakta
kişi tamamen inziva hayatını yaşamaya
başlamaktadır. |
|
|