İşitme Cihazları , İşitme Sistemleri , Duyma Bozuklukları , Kulak Rahatsızlıkları
            Ana Sayfa  |  İşitme Cihazları  |  İşitme Cihazları Firmaları  |  İşitme Rahatsızlıkları  |  Eğitim

İşitme Cihazları , İşitme Bozuklukları , İşitme Kaybı , İşaret Dili , Kulak , Kulak Sağlığı , Kulak Bakımı

 
   İşitme Cihazları
   İşitme Cihazı Firmaları
   Gerekli Evraklar
   İşitme Rahatsızlıkları
   İşaret Dili
   Eğitim
   Kulak Hakkında
   Kulak Bakımı
   Kulak Sağlığı
   Kulak Hastalıkları
   İşitme Problemleri



İşitme Rahatsızlıkları, İşitme Problemleri

Çocuğunuz Sizi Duyuyor Mu? İşitme Kaybı - Azlığı
Ani İşitme Kayıpları Kulak Çınlaması Ve Uğultusu
Kulak Çınlaması Buşon - Kulak Kiri
Orta Kulak İltihabı - Otitis Media Orta Kulak Ameliyatı
Kulağa Tüp Takılması

Çocuğunuz Sizi Duyuyor mu?

Küçük çocuklar ve bebekler duyma ile ilgili sorunlarını anlatamadıklarından bu yaş grubunda işitme kayıpları genellikle fark edilmiyor. Önlem alınmayan işitme kayıpları çocukların konuşmalarında gecikme yaratmanın yanı sıra sosyal,duygusal problemlere ve okulda başarısızlığa yol açıyor. Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak – Burun – Boğaz Hastalıkları Uzmanları "Aynı zamanda erken dönemde fark edilerek gerekli müdahale yapılmayan bazı geri dönebilir işitme kaybı nedenleri, ileriki yıllarda kalıcı işitme kayıpları ya da hayati tehlike yaratabilecek enfeksiyonlar gibi ciddi sorunlar oluşturabilmektedir" diyor.

Çocukluk çağında en sık görülen işitme kaybı nedeni sağlam kulak zarı arkasında enfeksiyon bulgusu oluşturmadan sıvı birikmesi olarak izlenen Efüzyonlu Otitis Media (EOM) hastalığı. Bu rahatsızlık çok sık görülmesine karşın sessiz bir problem olması nedeni ile genellikle gözden kaçıyor ve zaman içinde önemli sorunlara neden oluyor.

Orta Kulak İltihabı

EOM çeşitli etkenlere bağlı olarak orta kulak havalanmasını ve drenajını sağlayan östaki borusunun fonksiyonunu kaybetmesi nedeniyle oluşuyor. En sık nedeni orta kulak iltihabı. Uzmanlar bu konuda şunları söylüyor: "Akut orta kulak iltihaplarının hepsinde orta kulakta sıvı toplanmakta ancak bu sıvı tedavi ile zaman içinde kaybolmaktadır. Akut iltihabı takiben hastaların yüzde 10’unda yaklaşık 3 ay orta kulak sıvısı kalabilmektedir. Üç ayı geçen orta kulakta sıvı birikimi durumları ise EOM olarak kabul edilmektedir. "

Bahar Ayları Tehlikeli

Anne sütü almayan bebeklerde vücut savunma sisteminin zayıflığı enfeksiyon ihtimalini artırıyor. Özellikle yatar pozisyonda biberon kullanımı ise sütün östaki kanalına kaçması nedeni ile EOM’a sebep oluyor. Elbette bu hastalık sadece bebeklerde görülmüyor. Okul öncesi çocukların yaklaşık yüzde 50-70’inin en az bir kez EOM geçirdiği kabul ediliyor. Kulak enfeksiyonları her zaman çocuklar için bir tehdit. Ancak uzmanlar bir noktada ailelere şu uyarıda bulunuyor: "Bahar aylarında mevsimsel alerjisi olan çocuklarda alerjik reaksiyonlara bağlı olarak burun ve östaki kanalında şişme oluşması ya da orta kulağın doğrudan alerjene karşı reaksiyon vermesi sonucunda EOM vakalarında artış izlenmektedir."

Ağaç polenleri ve mantarlara karşı alerjisi olan çocuklarda Mart ve Nisan ayları, çayır polenlerine alerjisi olanlarda, Mayıs Temmuz ayları, yabani ot allerjisi olanlarda ise Ağustos ayı sonları en riskli dönemler olarak kabul ediliyor. Alerjisi olanların bu aylara dikkat etmesi öneriliyor.

Konuşmayı Bozuyor

EOM genellikle kendiliğinden iyileşiyor ancak fark edilmeyen ve önlem alınmayan vakalarda ciddi sorunlara sebep veriyor. Bu sorunların en önemlisi ise işitme kaybı. Böyle bir kayıp algılamada ve dolayısı ile dil gelişiminde sorunlara neden olurken ve okul başarısını etkiliyor. Üstelik özellikle "s" "z" gibi sessiz harflerin algılanamaması konuşma bozukluklarına yol açıyor.

Uzmanlar diğer etkile hakkında şu bilgileri veriyor: "Uzun süre EOM’ya bağı negatif basınç altında kalan kulak zarında çökme, cepleşme, orta kulak yapılarına yapışma, orta kulak yapılarında dejenerasyon, kulak zarında delinme ya da kemikte erime yapan ciddi enfeksiyonlar nadir de olsa gelişebilmektedir."

Sigara Zarar Veriyor

Tedavide ilk etapta antibiyotik kullanılıyor. Uzu süren durumlarda tıbbi tedavinin yanı sıra çocuğun bir süre anaokulu ya da kreşe gönderilmemesi, sigara dumanından korunması, viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı aşı uygulamaları gibi yöntemler uygulanıyor.

Uzmanlar "Tedaviye cevap vermeyen hastalarda ise özellikle belirgin işitme kayıpları, denge bozukluğu, kulak zarında çökme ya da yapısal değişiklikler veya sinir tipi işitme kayıplar saptanması durumunda cerrahi müdahaleler gerekebilmektedir."diyor. Bütün hastalıklarda olduğu gibi, bu konuda da anne ve babalara büyük görevler düşüyor.


Bebekte İşitme Problemlerini Farketmek.!
İşitme Problemlerini Farketmek

Birçok çocuk anne babasının söylediklerini duymuyormuş gibi davranır. Yaptıkları çocukça inatların haricinde, bu çoğu zaman seçici dinlemelerinden ya da dikkatsizliklerinden kaynaklanır. Eğer çocuk gerçek bir işitme kaybı yaşıyorsa ve bunun farkında değilse, iş burada yine anne babalara düşüyor.

Çocuğunun işitme sorunu olduğunu doktora bildirmek sıklıkla anne babanın gözlemleri sonucunda olmaktadır. Çocuklarda aşağıdaki gibi belirti ve bulgular yaşanıyorsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Onunla her yavaş sesli konuşmanızda size cevap verememesi.

Tekrarlayan baş ve kulak ağrısı.

Bazen ya da çoğu zaman başkalarının ne söylediğini duyma konusunda gözle görülür bir yetersizlik.

Bazı sözlü ya da diğer işitsel işaretler söylendiğinde anlamamak ve sürekli ihmal etmek.

Konuşanla yüz yüze olmadığı zamanlarda, sesin yan yönlerden geldiği anlarda söyleneni anlamama.

Çınlama şikayetleri.

Bazı talimatları takip etmede gözle görülür bir başarısızlık.

İşitme problemi nedeniyle dudak okumayı içgüdüsel olarak öğrendikleri için, karşısındaki konuşurken onun dudak hareketlerine odaklanma.

Sorulan sorulara uygun cevaplar verememe.

Anlama ve konuşmada yaşıtlarına göre kelime dağarcığının zayıf olması.

Saat tıkırtısı gibi çok düşük sesleri duyamama.

Sese doğru dönerken hep aynı kulağını tercih etme.

Eğlence ya da alışkanlık haricinde, televizyonun ya da radyonun sesini daha iyi duyabilmek için yakınına gitme ya da sesini açma.

Kapı ya da telefon zili gibi seslere tepki vermeme.

Müzik dinlerken eşlik etmemek, alkışlamamak, müziğin ritmine göre hareket etmemek, müzik dinlerken zevk alamamak gibi müziğe tepkisizlik.

Konuşmanızdaki ses tonlarına karşı tepkisizlik. Sesinizin tonundan kızgın ya da neşeli olduğunuzu anlamama.

Kaynak : Acıbadem Hastaneleri


Text Reklam :
-

Dost Siteler :
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-