|
|
|
KBB’nin acil vakaları : ‘ani işitme kayıpları’
Farklı nedenlerden dolayı bir anda ya da kısa süre içinde bir ya
da iki kulakta birden yaşanan işitme kayıpları bir sendrom
olarak değerlendirilip çözüm aranıyor. Eğer bu kayıp, üç ayrı
frekans kriter alındığında toplam 30 desibele ulaştıysa acele
etmek gerekiyor!
Hayatınızın her hangi bir anında birden sesler azalıyor, sanki
birisi radyonun sesini kısmış gibi çevrenizde duyduğunuz bütün
sesler kulaklarınıza güçlükle ulaşıyor. Duyma yetinizde belirgin
bir azalma hissediyorsunuz... Uzmanlar bu durumu (başka
tanımları da olmakla beraber, her frekansta 10 desibel kaybın
birbirini takip eden üç frekansta olması) ani işitme kaybı
olarak tanımlıyor.
Bu ne anlama geliyor? Bir kişinin farklı nedenlerden dolayı bir
anda ya da kısa süre içinde bir ya da iki kulağında birden
yaşadığı işitme kayıpları bir sendrom olarak ele alınıp çözüm
aranıyor. Bu sendrom, kulak- burun- boğaz branşının acil
vakaları kapsamında değerlendiriliyor.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy KBB ve Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, özellikle son dönemlerde ani işitme
kaybı rahatsızlığıyla gelen hasta sayısında belirgin bir artış
gözlendiğine işaret ediyor. Prof. Dr. Özkarakaş bu artışın
belirlenebilmiş bir nedene bağlı olarak gerçekleşmediğini, viral
enfeksyon kaynaklı olabileceğini, ancak insanların konu hakkında
bilgili ve uyanık olmasının gerektiğini hatırlatıyor.
Ani işitme kayıplarından söz etmek için saniyeler, dakikalar
içinde gelişen belirgin ve iç kulak tipinde işitme kaybının
olması gerekiyor. Nörosensöriyal adı verilen bu tarz kayıplar
ortaya çıktığında gündelik yaşantı içinde kendini hemen
gösteriyor ve duyunun azaldığı fark edilebiliyor. Ancak bu
noktada istisnalar da yaşanmıyor değil. Çünkü tek taraflı ani
işitme kayıplarının en önemli sebebi olan kabakulaktan
kaynaklanan duyu azlığı birkaç ay sonra fark edilebiliyor. Yine
gece ortaya çıkan kayıplar da ancak sabah fark edilebiliyor.
Prof. Dr. Özkarakaş ani ortaya çıkan işitme kayıplarının ne
zaman fark edildiği ile birlikte nörosensöriyal tipte olup
olmadığının da önemli olduğunu söylüyor.
Hastalık değil, bulgu
Ani işitme kaybının bir hastalık değil, bir bulgu olduğunu
altını çizen Prof. Dr. Özkarakaş farklı nedenlere bağlı olarak
ortaya çıkan kayıplara ilişkin şunları anlatıyor:"Öncelikle şunu
söylemek gerekir ki ani işitme kaybı bir sendrom, belirtiler
topluluğudur. Dolayısıyla bir hastalık değil bir bulgudur, bir
takım hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkar. Ani işitme
kaybı şikayeti ile gelen bir kişide nedene yönelik araştırma
yapılır. Eğer işitme kaybı belli bir nedene bağlanamaz ise
bunları idyopatik (sebebi bulunamamış) işitme kaybı olarak
değerlendiririz. Ancak belli bir sebebe dayalı işitme
kayıplarında da çok fazla neden saymak mümkün."
Aslında ani işitme kayıpları azımsanmayacak oranda fazla
görülmesine karşın genellikle ihmal ediliyor. İhmalin en temel
nedeni ise kişinin yaşadığını duyma kaybının farkında olmaması.
İşitme kaybının fark edilmemesi mümkün değilmiş gibi gelse de,
sosyokülterel yapı bu noktada önem taşıyor. Örneğin kırsal bir
bölgede yaşayan kişi özellikle az bir işitme kaybı söz konusu
ise fark etmeyebiliyor.
Prof. Dr. Özkarakaş’ın verdiği bilgiye göre ani işitme
kayıplarının toplumda kadın ve erkeklerdeki oranları ve yaş
gruplarındaki dağılımları da eşit. Yani her yaş grubundaki
kişide her an ortaya çıkabiliyor ki bu da önemini daha da
artıyor.
Ani işitme kayıplarının nedenleri
Ani işitme kayıplarının ortaya çıkmasında pek çok faktör rol
oynuyor. Bunların başında kızamık, kabakulak gibi viral nedenler
geliyor. Sistemik hastalıklara bağlı dolaşım bozuklukları bir
diğer ani işitme kaybı nedeni. Uçak yolculukları, ağır yük
kaldırma, hapşırma, travmalar gibi membran yırtılmalarına neden
olabilecek olaylar ve tümörler de ani işitme kayıplarının
nedenleri arasında sayılıyor. Bunların hiçbirine bağlı olmadan
ortaya çıkan kayıplar da söz konusu ki bunlar ise idyopatik
nedenler olarak isimlendiriliyor.
Viral nedenler: Herkesin yaşayabileceği gribal bir enfeksiyon,
kızamık, kabakulak ya da AIDS gibi herhangi bir viral enfeksiyon
sonrasında işitme kayıpları ortaya çıkabiliyor.
Viral nedenlere bağlı işitme kayıpları ani işitme kayıplarının
üçte birini oluşturuyor. Prof. Dr. Özkarakaş buradan her gribal
enfeksiyon yaşayan kişide işitme kaybı ortaya çıkacak gibi
yanlış bir sonuca ulaşılmaması gerektiğinin altını çiziyor.
Ancak tek ve çift taraflı işitme kayıplarında viral etkenlerin
öneminin de yadsınmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr.
Özkarakaş sözlerine şöyle devam ediyor
"Bugün biliyoruz ki kabakulak, tek taraflı işitme kayıplarının
en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Bir diğer viral
etken ise, çift taraflı ani işitme kayıplarının başta gelen
sebebini oluşturan kızamık. Viral etkenler arasında Ramsey Hund
sendromu diye adlandırılan hastalık da yer alıyor. Bu sendrom,
yüz felci ile beraber görülmekte olup uçuk veya su çiçeğini
oluşturan virüslerle aynı soydan bir virüs tarafından
oluşturuluyor." |
|
|
Sistemik nedenler: Ani işitme kayıplarının
ortaya çıkmasında önemli bir etken olan sistemik
nedenlerin başında diyabet geliyor. Diyabet
gözler, damarlar gibi vücudun farklı
sistemlerinde sorun yarattığı gibi eğer kulağı
da tutarsa işitme kayıpları ortaya çıkabiliyor.
Diyabetli hastalarda ani işitme kayıplarının
görülme oranı çok yüksek olmasa da, ani işitme
kaybı şikayeti ile gelen bir kişide diyabetin
veya başka sistemik hastalığının varlığının
mutlaka sorgulanması gerekiyor.
Ani işitme kayıplarının oluşmasına neden olan
diğer sistemik hastalıklar konusunda da Prof.
Dr. Özkarakaş şunları anlatıyor :
"Kan eksikliği de sistemik bir hastalıktır.
Örneğin orak hücreli anemi dediğimiz sorun ani
işitme kayıplarının nedenlerinden birini
oluşturuyor. Tiroid bezinin fazla çalışması da
neden olara gösterilebilir. Yine çok yüksek
oranlarla olmamakla birlikte romatizmal hastalık
grupları içinde de ani işitme kayıpları
görülebilir. Lösemi de ani işitme kayıpları
yaratan bir başka sistemik hastalık. Sorunu
yaratan bir başka etken ise bu gibi
hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar.
Kullanımda bulunan birçok ilaç yan etki olarak
ani işitme kayıplarına neden olabilir. Bu
nedenle ani işitme kayıpları ile gelen kişide
sistemik hastalıkların varlığı mutlaka
araştırılmalıdır."
Hastada belirgin bir sistemik hastalık yoksa
pontoserebellar köşe tümörlerinin varlığı
tanısal çerçeve içerisinde araştırılıyor. Ancak
araştırma yapılmasına karşın her zaman herhangi
bir şey çıkmayabiliyor.
Ani işitme kaybının ortaya çıkmasında çok farklı
nedenler olmakla birlikte her birinin dikkate
alınması gerektiğinin altını çizen Prof.
Özkarakaş, "Burada bizim öncelikli amacımız
nedeni tedavi etmek değil, organın öneminden
dolayı kaybolan işitmeyi derhal toparlamak,
hastanın duyma yetisini kazandırmaktır" diyor.
Prof. Dr. Özkarakaş sözlerine şöyle devam ediyor
:
"Hasta bize ilk geldiğinde neden soruşturulup,
gerekli yerlere yönlendirilir ama öncelikli
kendimizi tedaviye zorunlu hissederiz. Çünkü ani
işitme kayıpları insanı sağır bırakabildiği için
sosyal hayattan kopmasına neden olabilir.
Örneğin iki kulağı birden gayet sağlıklı olan
bir hukukçunun bir sabah kalktığından duymuyor
olmasının yaratabileceği sorunları siz tahmin
edin. Bu kişinin hayatı, mesleği kararmış
durumdadır!"
Sorun ortaya çıkar çıkmaz hekime başvurmalı.
Ani işitme kayıplarında hekime ne kadar erken
gelinirse başarı şansı da o derece artıyor.
Bunun için sorun hissedilir hissedilmez ilk
yapılması gereken, derhal konunun uzmanı bir
hekime başvurmak. Çünkü erken müdahale bazı
işitme kayıplarında kurtarıcı olabiliyor.
Örneğin, eğer iç kulağın alıcı organında bir
sorun varsa, işitme ve denge sinirinde bir sorun
varsa, bunlara en erken müdahale yapmak
koşuluyla başarılı olunabiliyor. Ancak bu
noktada sınırlayıcı bazı faktörlerin olduğunu
söyleyen Prof. Dr. Özkarakaş sözlerine şöyle
devam ediyor
"Altta yatan düzensiz bir diyabet hastalığının
olması, hastanın yaşının ileri olması, hastanın
kalp hastalığının olması, beyin kanaması gibi
bir sebebe bağlı olması yani başka şeylere
yönelip de bunun beklenmesi durumunda kalınırsa
o zaman başarı şansı biraz düşüyor.
Eğer işitme kaybı idyopatik yani bu nedenlerden
hiçbirine bağlı olmadan ortaya çıkmışsa ve
hastada çok yüksek derecede bir işitme kaybı
yoksa ve hasta başlangıçta baş dönmesiyle
gelmemişse, bu hastanın iyileşeceği her zaman
beklenir ve umulur."
Tedavide neler yapılıyor?
Hastaya uygulanacak tedavinin süresi de erken
müdahale ve risk faktörlerine bağlı olarak
değişiyor. Eğer risk faktörleri yoksa hemen
medikal tedaviye başlanıyor. Hasta en az beş gün
yakından takip ediliyor ve bu süreçte her gün
yapılan işitme testleri ile tedavinin gelişim
aşaması gözleniyor. Prof. Dr. Özkarakaş ani
işitme kayıplarında uyguladıkları tedaviler
konusunda şunları anlatıyor: "Tıbbı tedavide
yüksek başarısını bildiğimiz ajanlardan biri de
kortikosteroidler yani bilinen adıyla
kortizondur. Burada bizim müdahale ettiğimiz
organ sonsuz önemli olduğuna göre biz bunu kendi
lehimize kullanılırız. Viral nedenlerden ortaya
çıkmışsa ivedilikle ilaç tedavisine başlanır.
Eğer hasta baş dönmesi ile ve erken dönemde
geldiyse aynı zamanda hasta ‘ağır yük kaldırdım’
gibi belli bir sebepten dolayı gelmişse bu
hastaya cerrahi müdahale uyguluyoruz."
Her ne sebeple ortaya çıkarsa çıksın üzerinde
durulması gereken konu, ani işitme kayıplarının
mutlaka tedavi edilmesi gerektiği.
Ani işitme kaybı şikayetiyle hekime gelen kişiye
öncelikle kaybın nedenine ilişkin testler
yapılıyor...
Ani işitme kayıplarında zaman kaybetmeden hekime
başvurmak gerekiyor. Eğer iç kulağın alıcı
organlarında ya da işitme ve denge sinirlerinde
bir sorun varsa erken müdahale ile sorun
çözülebiliyor. |
|
|